Elektrikli Araç Kaskosunda “Var” Demek Neden Yetmiyor?

Batarya, yetkili servis, şarj ekipmanları ve yol yardım poliçede birer satırla yer alabiliyor. Fakat gerçek güvenceyi o satırların altındaki limitler, kesintiler ve kullanım şartları belirliyor.

Akşam eve gelen sürücü otomobilini otoparktaki şarj ünitesine bağlar. Sabah yeterli menzille yola çıkacağından emindir. Kablonun çalınması, duvardaki ünitenin zarar görmesi ya da aracın altındaki bataryanın bir kazada darbe alması ise genellikle o an düşünülmez.

Zaten kasko bunun için yok mudur?

Vardır. Fakat elektrikli araç kaskosunda asıl mesele, poliçede bir teminatın bulunup bulunmamasından çok, o teminatın hangi koşullarda çalıştığıdır. “Batarya dahil”, “yetkili servis”, “yol yardım” veya “ikame araç” gibi ifadeler ilk bakışta güven verir. Hasar günü geldiğinde ise küçük puntolar konuşmaya başlar.

Aynı elektrikli araç için hazırlanmış farklı kasko teklifleri yan yana getirildiğinde, benzer başlıkların altında birbirinden oldukça farklı uygulamalar bulunabildiği görülüyor. Bu nedenle elektrikli araç kasko fiyatlarını karşılaştırırken yalnızca ilk sayfadaki rakama bakmak yetmiyor.

Batarya Teminatı Var; Peki Ödeme Nasıl Hesaplanacak?

Elektrikli aracın en pahalı ve en çok merak edilen parçası batarya. Bu nedenle sürücünün ilk baktığı yer de doğal olarak batarya teminatı oluyor.

Fakat “batarya teminat altında” cümlesi, hasarın tamamının her durumda ödeneceği anlamına gelmiyor.

Poliçeler; kaza sonucu oluşan fiziksel hasarı, normal kullanıma bağlı kapasite kaybını, hatalı şarjı, yetkisiz müdahaleyi ve kullanım talimatlarına aykırılığı birbirinden ayırabiliyor. Araç yaşının, kilometresinin, üretici garantisinin ve batarya sağlık oranının tazminat hesabında dikkate alınması da mümkün.

Karşılaştırılan poliçelerden birinde bataryaya eskime payı uygulanmaması ilk iki yıl ve 150 bin kilometreyle sınırlandırılmıştı. Bir diğerinde ise ilk yedi yıl eskime kesintisi uygulanmayacağı belirtiliyordu. Başka bir ifadeyle, iki poliçede de “batarya teminatı” bulunmasına rağmen hasar günü yapılacak hesap aynı değildi.

Eskime payı teknik bir kavram gibi durabilir. En basit hâliyle, kullanılmış bir parçanın yerine yenisi takıldığında ortaya çıkan değer artışının bir bölümünün sigortalıya bırakılmasıdır. Silecek motorunda küçük kalabilecek bir kesinti, konu batarya olduğunda sürücünün bütçesinde ciddi bir karşılık bulabilir.

Bu yüzden önemli olan yalnızca bataryanın poliçede yazması değildir. Eskime hesabının ne zaman başladığı, kilometre sınırı bulunup bulunmadığı ve batarya sağlığının nasıl ölçüleceği de bilinmelidir.

Batarya teminatında gerçek fark, başlıkta değil ödeme formülünde saklıdır.

Yetkili Servis Kapısında Hesabın Değişmesi

Elektrikli araç sahibi, kaza sonrasında doğal olarak marka yetkili servisine gitmek ister. Batarya, yüksek voltaj sistemi, sensörler ve araç yazılımı düşünüldüğünde bu tercih oldukça anlaşılır.

Fakat burada sıkça gözden kaçan bir ayrım var:

Marka yetkili servisi ile sigorta şirketinin anlaşmalı servisi aynı şey değildir.

Bir servis otomobil üreticisi tarafından yetkilendirilmiş olabilir; ancak sigorta şirketinin anlaşmalı onarım ağına dahil olmayabilir. Böyle bir durumda araç yine o serviste onarılabilir, fakat hasar ödemesinden poliçede belirtilen oranda kesinti yapılabilir.

İncelenen tekliflerde anlaşmasız marka yetkili servisi tercih edildiğinde yüzde 20, yüzde 25 veya yüzde 35’e ulaşan kesintiler bulunuyordu. Başka bir teklifteyse servis seçimi sigortalıya bırakılmış ve kullanılacak parçanın orijinal olacağı belirtilmişti.

Bu oranlar bütün şirketlerin değişmeyen uygulaması değil. Ancak aynı aracın, aynı marka yetkili servisinde onarılmasına rağmen farklı poliçelerde farklı sonuçlar doğabileceğini göstermesi bakımından önemli.

Üstelik poliçenin ön yüzünde “muafiyetsiz” yazması da servisle ilgili hiçbir kesinti yapılmayacağı anlamına gelmeyebilir. Ana teminatta genel muafiyet bulunmazken servis, parça, cam veya batarya klozunda ayrı hükümler yer alabilir.

Sürücünün teklif aşamasında öğrenmesi gereken şey yalnızca “yetkili servis var mı?” değildir. Tercih ettiği servisin sigorta şirketiyle anlaşmalı olup olmadığı, kullanılacak parçanın türü ve olası kesintinin hangi tutar üzerinden hesaplanacağı da en az bunun kadar önemlidir.

Araç Serviste, İkame Araç Nerede?

Servise giren elektrikli otomobilin parçası her zaman ertesi gün gelmeyebilir. Bazen birkaç günlük onarım, parça veya teknik onay beklenmesi nedeniyle haftalara uzayabilir.

Bu noktada ikame araç teminatı devreye girer. Fakat poliçede “30 gün ikame araç” yazması, aracın serviste kaldığı bütün süre boyunca araç verileceği anlamına gelmeyebilir.

Karşılaştırılan tekliflerden yalnızca birinde ikame araç ayrıntılı biçimde tanımlanmıştı. Hizmet, poliçe döneminde belirli sayıda olayla ve aktif onarım süresince azami 30 günle sınırlandırılmıştı. Ancak bu süre, aracın servise bırakıldığı anda başlamıyordu. Hasar dosyasının açılması, onarımın onaylanması ve işlemin 24 saati aşması gerekiyordu. Parça bekleme, tahkikat ve dosya inceleme süreleri ise hizmet süresinin dışında kalabiliyordu. Aynı marka araç verilmesi zorunlu değildi; yakıt türü konusunda da garanti sunulmuyordu.

Dolayısıyla sürücü için önemli olan yalnızca gün sayısı değil, o günlerin ne zaman işlemeye başladığıdır.

Aracın serviste bir ay kalması ile poliçenin bir ay boyunca ikame araç sağlaması aynı şey olmayabilir.

Kablo Bagajda, Şarj Ünitesi Duvarda

Elektrikli otomobilin çevresinde araçla birlikte kullanılan küçük bir sistem daha var: Şarj kablosu, adaptör, taşınabilir şarj cihazı ve duvar tipi şarj ünitesi.

Sürücü bunların tamamını “şarj ekipmanı” olarak görebilir. Poliçe ise her birini farklı bir teminat başlığı altında değerlendirebilir.

Bazı tekliflerde şarj kablosunun fiziksel olarak zarar görmesi ile kablo ve adaptörün çalınması ayrı limitlere bağlanmıştı. Duvar tipi şarj ünitesi ise kablodan tamamen farklı bir teminat olarak düzenlenmişti. Bazı poliçelerde ünitenin kapalı garajda bulunması, belirli olaylar sonucunda zarar görmesi ve profesyonel ekip tarafından monte edildiğinin belgelenmesi gerekiyordu.

Bu ayrım önemli. Çünkü kablonun poliçede yer alması, duvardaki ünitenin de otomatik olarak korunduğu anlamına gelmiyor. Adaptörün dahil olup olmadığı, çalınma ile fiziksel hasarın aynı limite bağlanıp bağlanmadığı ve ünitenin montaj şartları ayrıca okunmalı.

Bir başka mesele de limitin kendisi. Teminatın bulunması sevindirici olabilir; ancak belirlenen tutar ekipmanın güncel değiştirme maliyetinin çok altında kalıyorsa hasar anında beklenen korumayı sağlamayabilir.

Elektrikli araç kaskosunda “şarj ekipmanı dahil” cümlesinden sonra bakılması gereken ilk şey, hangi ekipmanın ne kadarla korunduğudur.

Yol Yardım Her Zaman Mobil Şarj Değildir

Şarj göstergesi hızla düşerken sürücünün aklına gelen ilk şey yol yardımdır. Pek çok kişi “yol yardım var” ifadesini, aracın bulunduğu yere mobil şarj aracının geleceği şeklinde yorumlar.

Oysa yol yardım, mobil şarj, çekici ve kurtarma birbirinden farklı hizmetlerdir.

Bazı poliçeler araca bulunduğu yerde sınırlı miktarda enerji aktarabilir. Bazıları aracı en yakın şarj ünitesine veya servise çeker. Hizmetin yalnızca belirli şehirlerde verilmesi, yılda belirli sayıda kullanılabilmesi veya batarya seviyesinin belirli bir oranın altında olması da mümkündür.

İncelenen örneklerden birinde mobil şarj yalnızca belirli şehirlerde ve yıllık kullanım sınırıyla sunuluyordu. Araç tamamen şarjsız kalmış ya da kendisini kilitlemişse yerinde şarj yerine çekici hizmeti devreye giriyordu. Başka bir teklifte belirli bir menzile karşılık gelecek enerji aktarımı tanımlanmış, bir diğerinde ise mobil şarj veya aracın şarj edilebilecek bir noktaya çekilmesi öngörülmüştü.

Çekme yöntemi de önemsiz bir ayrıntı değil. Tekliflerden birinde uygun olmayan çekici veya kurtarıcı kullanılması nedeniyle meydana gelen zararlar kapsam dışında bırakılmıştı.

Bu nedenle elektrikli araç yolda kaldığında rastgele bir çekici çağırmak yerine sigorta şirketinin asistans yönlendirmesi ve aracın taşıma talimatı birlikte izlenmeli.

Bazen asıl teminat çekicinin gelmesi değil, doğru çekicinin gelmesidir.

Büyük İMM Rakamının Hemen Altında Ne Yazıyor?

İhtiyari Mali Mesuliyet, zorunlu trafik sigortasının limitini aşan maddi ve bedeni zararlar için önemli bir güvence.

Teklifte yüksek bir İMM rakamı görmek doğal olarak rahatlatıcıdır. Fakat manevi tazminatın da aynı tutara kadar korunduğu varsayılmamalı.

Karşılaştırılan tekliflerde ana İMM limiti ile manevi tazminat limiti ayrı ayrı düzenlenmişti. Bir teklifte yüksek tutarlı İMM’ye karşılık manevi tazminat daha düşük bir alt limite bağlanmıştı. Başka bir teklifte maddi ve bedeni sorumluluklar için sınırsız İMM sunulmasına rağmen manevi tazminat belirli bir rakamla sınırlandırılmıştı.

Dolayısıyla teklifin üzerindeki en büyük rakam, bütün sorumlulukların o tutara kadar güvence altında olduğu anlamına gelmeyebilir.

Maddi ve bedeni zararların birlikte mi değerlendirildiği, limitin olay başına mı yoksa yıllık toplam mı uygulandığı ve manevi tazminata ayrıca sınır konulup konulmadığı okunmalıdır.

Büyük rakamı görmek kolaydır. Poliçeyi asıl değiştiren, çoğu zaman hemen altındaki küçük rakamdır.

Otomobil Akıllandıkça Poliçe de Değişiyor

Bağlantılı araçlarla birlikte siber saldırı, ekran kırılması, kemirgen zararı ve anahtar kaybı gibi başlıklar da bazı elektrikli araç poliçelerinde daha görünür hâle geliyor.

İncelenen bazı tekliflerde doğrudan aracı hedef alan siber saldırılar özel şartlarla teminata alınmıştı. Ancak olayın siber saldırı olduğunun uzman incelemesiyle belirlenmesi gerekiyor; üreticinin güvenlik açığını kapatmak için yayımladığı güncellemenin yapılmaması veya geciktirilmesi teminat değerlendirmesini etkileyebiliyordu.

Kemirgen zararları, araç ekranı ve anahtar kaybı da kimi tekliflerde ayrı limitlerle yer alıyor. Bu teminatların hiçbirinin her poliçede standart olduğu düşünülmemeli.

Otomobilin teknolojisi yenilendikçe kasko poliçesinin dili de değişiyor. Sürücünün görevi bütün teknik metni ezberlemek değil; kendi kullanım biçimi açısından pahalı sonuç doğurabilecek birkaç noktayı doğru sormak.

Teklif Masasında Akılda Kalması Gerekenler

Elektrikli araç kaskosu karşılaştırılırken önce batarya hasarının nasıl hesaplandığına bakılmalı. Ardından tercih edilen servisin şirketin anlaşmalı ağında olup olmadığı, şarj kablosu ile duvar ünitesinin ayrı ayrı korunup korunmadığı ve yol yardımın gerçekten hangi hizmeti sunduğu görülmeli.

İkame araçta yalnızca gün sayısı değil, hizmetin başlama şartı önemlidir. İMM’de ise ana limit ile manevi tazminat birbirinden ayrı okunmalıdır.

Bu ayrıntıların cevabı “var” veya “yok” kadar kısa değildir. Limit, kesinti, süre, kullanım adedi ve özel şartlar gerçek korumanın parçalarıdır.

Elektrikli araç kasko fiyatları elbette önemlidir. Fakat fiyat karşılaştırması kapsam incelemesinin başlangıcı değil, son adımı olmalı.

En doğru poliçe en uzun teminat listesini sunan değildir. Sürücünün gerçek hayatında karşılaşabileceği boşlukları en iyi kapatandır.

Elektrikli Araç Kaskosu ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Batarya hasarını kasko karşılar mı?

Poliçede tanımlanan bir risk sonucunda meydana gelen batarya hasarı teminat kapsamında değerlendirilebilir. Hatalı şarj, normal kapasite kaybı ve eskime payı farklı şartlara bağlanabilir.

Yetkili serviste kesinti yapılabilir mi?

Marka yetkili servisi sigorta şirketinin anlaşmalı ağında değilse poliçede belirtilen kesinti uygulanabilir.

Şarj kablosu ile duvar tipi şarj ünitesi aynı teminat mıdır?

Her zaman değil. Kablo, adaptör ve duvar tipi ünite ayrı limitlere ve hasar şartlarına bağlanabilir.

İkame araç her elektrikli araç kaskosunda bulunur mu?

Hayır. Hizmet bulunmayabilir veya gün, kullanım adedi, araç segmenti ve onarım şartlarıyla sınırlandırılabilir.

İMM ile manevi tazminat aynı limite mi sahiptir?

Her zaman değil. Manevi tazminat, ana İMM limitinden daha düşük ayrı bir tutarla sınırlandırılabilir.

Bu Yazıyla Birlikte Bakabileceğiniz Rehberler

  1. Kasko Sigortası
  2. Trafik Sigortası
  3. İMM Sigortası
  4. Hasar Anında Ne Yapmalı?
  5. Bizimle İletişime Geçin